Günler onun için adeta bir koşuşturmacadan ibaret: Sabah evden işe, akşam işten eve… Eve vardığında ise temizlik, bulaşık derken nefes alacak vakit bile bulamaz. Bu yoğunlukta, üvey oğlunun doğum gününü tamamen unutur. Genç ve enerjik delikanlı, bu ihmalkârlık karşısında derin bir hayal kırıklığına kapılır. Üvey annesine içini döktüğünde, kadın kendini suçlu hissedip utançla dolar. Ama sonra aklına bir fikir gelir. Özür dilemekle yetinmez; genç adama ömrü boyunca unutamayacağı, sıra dışı bir hediye sunar. Bu jest, hatasını katbekat telafi eder ve aralarındaki bağı bambaşka bir boyuta taşır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.. Gerekli alanlar işaretlendi *

*